|
GÜNEYSINIR
Yüzölçümü : 395
km²
Nüfusu : 22272
İlçe Merkezi : 11644
Köyler : 10628
Rakım : 1100 m.
|
 |
Halk
arasında "Güdelesin" adıyla tanınan höyükte ve çevresindeki
bazı köylerimizde topraktan yapılmış çanak, çömlek ve madenden yapılmış
çanak, çömlek ve madenden yapılmış eserler bulunması Güneysınır
ve çevresinin tarih öncesi devirlerden bu yana iskan yeri olarak kullanıldığının
delili olmaktadır.
Daha önce Bozkır'a
bağlı olan İlçemiz 1955 yılında Çumra'ya ait Karasınır ve Güneybağ
(Elmasun) kasabaları haline getirilmiştir. Bu iki kasaba 9 Mayıs 1990
tarihinde birleştirilerek Güneysınır İlçesi'ni oluşturmuşlar, Güneybağ
ve Karasınır ise ilçenin iki mahallesini oluşturmuştur.
Konya'nın güneyinde
ve Konya'ya 70 km. uzaklıkta yer alan Güneysınır İlçesinin yüzölçümü
38.000 hektardır. İlçemizin büyük bir bölümü dağlıktır. İlçede
karasal iklim hüküm sürmekte beraber, az da olsa Akdeniz ikliminin ılımanlaştırıcı
tesirlerinden de söz etmek mümkündür. Kış aylarında kar olarak düşen
yağışlar, ilkbahar ve sonbaharda yağmur şeklindedir. Doğal bitki örtüsünün
bozkır olduğu bölgemizde, yükseklere çıkıldıkça ardıç, meşe ve
çamdan oluşan ormanlık alanlara rastlanır. Ormanlık alanlar yaklaşık
13.000 hektar kadardır.
Toros dağlarının
arasında akan Göksu deresi, İlçemiz ile Hadim İlçesi arasındaki sınırı
oluşturmakta, Kızılöz ve Aydoğmuş göletleri ise başlıca su kütlelerini
meydana getirmektedir.
| HADİM
Yüzölçümü : 921
km²
Nüfusu : 53.183
İlçe Merkezi : 16.171
Köyler : 37.012
Rakım : 1495 m.
|
 |
İlçemiz
Hadim, Akdeniz kıyı şeridi ile Konya Ovasını birbirinden ayıran Batı
Toros sıra dağlarının doğu kısmında Taşeli Platosunun tepeleri
arasındaki dar vadiler üzerinde kurulmuş bir ilçedir. İlçe
merkezinin tarihi antik dönemlere kadar uzanır. Çevresinde Bizans ve
Roma dönemlerine ait bir çok yerleşim kalıntıları mevcuttur.
1071 Malazgirt savaşından
sonra Anadolu'ya yayılarak Kara Hacı Mustafa Efendi başkanlığındaki
bir aşiret Hadim'in bulunduğu yere yerleşmişlerdir. Anadolu'nun Kültürel
yönden Türkleştirilmesi esnasında din alimlerinin yetiştirdiği bir
yer durumuna gelen İlçemize "Beldi-i Hadimül-ilm" adı
verilmiştir.
İklim özelliği
olarak Akdeniz bölgesi içerisinde yer alır. Konya İl Merkezine uzaklığı
128 Km'dir. İlçenin Alanya ilçesi ile sınırında kalan Gevne bölgesinde
Aktepe (Geyi Dağları) 2588 m yükseklikte olup, İlçenin en yüksek
noktasını oluşturur.
HALKAPINAR
Yüzölçümü : 483
km²
Nüfusu : 6.988
İlçe Merkezi : 2.376
Köyler : 4.612
Rakım : 1150 m.
Halkapınar,
Anadolu'nun en eski yerleşim yerleri arasındadır. Hitit Şehir
Devletlerinden Tuvana Krallığı merkezi Aydınkent olmak üzere M.Ö.
1200 - M.Ö. 742 yılları arasında Halkapınar'a hakim olmuştur. Bu
krallıktan günümüze Aydınkent köyünde bulunan Kral Warpalavas'a ait
İvriz Kaya Kabartması ulaşmıştır.
Asur egemenliğine
geçen pınar M.Ö. 64 yılında Romalılara bağlanmış, M.S.395'de
Roma'nın ikiye ayrılmasıyla Bizans denetimine geçmiştir. Adana ve
Tarsus üzerinden Toroslar'a kadar ilerleyen Abbasi Devleti Yermük Savaşında
Bizans'ı yenerek onlarla Halkapınar ile Ereğli'nin gelirinin vergi
olarak ödenmesi şartıyla anlaşmışlardır. Abbasiler'in zayıflaması
üzerine Bizans denetimine geçen Halkapınar, Malazgirt Zaferimiz'den 6 yıl
sonra 1077'de Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Selçuklular'a bağlanmıştır.
1276'da Karamanoğlu
Mehmet Bey zamanında Karamanoğlu Beyliğine geçen Halkapınar, 1468'de
Fatih Sultan Mehmet zamanında Ereğli ile birlikte Osmanlı sınırlarına
dahil edilmiştir. Osmanlı Devleti zamanında askerden arındırılmış
bölge durumuna getirilen Halkapınar, İstanbul'da oturan Dar'us sade ağası
tarafından idare edilmiştir.
Kurtuluş Savaşı'ndan
sonra Halkapınar, Ereğli ilçesine bağlı bir bucak olmuş, Belediye Teşkilatına
ise 1954 yılında kavuşmuştur. Eski adı Zanapa iken 1962'de Halkapınar
olarak değiştirilmiştir.
20 Mayıs 1990
tarihinde ilçe yapılan Halkapınar'da ilk Kaymakam 23 Ağustos 1991''de
göreve başlamıştır.
İlçe halkı geçimini
tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Deli Mahmutlu ve İvriz çayları
çevresinde bahçe ziraatı yapılmakta sebze ve meyve yetiştirilmektedir.
İlçe nüfusunun
%70'i tarımla uğraşıyor. Elma, armut, kiraz, vişne, ceviz, erik, kaysı
ve şeftali yanısıra domates, fasulye, patates, soğan ve havuç yetiştirilmektedir.
Sulama imkanı
bulunmayan arazilerde buğday, arpa, çavdar ve nohut tarımı yapılmaktadır.
Bölgenin arazisi
yapısı nedeniyle hayvancılık yaygındır. Toplam 1675 süt ineği,
17450 koyun ve keçi bulunan Halkapınar'da Seydifakılı, Delimahmutlu,
Osmamköseli ve Kayasaray köyleri "Orköy Projesi" kapsamına
alınmıştır. Bu köylerdeki 31 çiftçi ailesine kuzu, koyun ve besi
kredisi ödenmesine başlanmıştır. Aydınkent Köyünde kültür balıkçılığı
yapılmakta ilçemiz ile Ereğli'nin canlı balık ihtiyacı böylece karşılanmaktadır.
Halkapınar'ın Aydınkent
köyünde bulunan İvriz Kaya Kabartması dünyanın en eski ziraat anıtlarından
birisidir. Anıtın tarihi özelliği çevresinin doğal güzelliği ile
birleşince Aydınkent köyü yerli-yabancı bir çok turistin uğrak yeri
olmuştur.
Başbakanlık Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Teşfik Fonu Genel Sekreterliğin'ce yaptırılan
200 kişilik Ortaöğretim Öğrenci Yurdu, Halkapınar İlköğretim
Okuluna devredilmiştir. Halen 160 öğrenciye hizmet verilen öğrenci
yurdu dışında, taşımalı eğitim uygulaması kapsamındaki 750 öğrenciye
Kaymakamlıkça ilçe merkezi ve Çakıllar köyünde açılan mutfaklarda
her gün 3 çeşit sıcak öğle yemekleri verilmektedir.
HÜYÜK
Yüzölçümü : 448
km²
Nüfusu : 45271
İlçe Merkezi : 6.924
Köyler : 38347
Rakım : 1245 m.
Hüyük'ün tarihi
M.Ö 2000 yıllarında Hititler'le başlamaktadır. Bu dönemden kalan en
önemli eser Eflatun Pınarı Anıtıdır. Asur, Friğ, Lidya, Pers, Büyük
İskender ve Romalılar tarafından istila edilen Hüyük; pek çok uygarlığın
harman olduğu nadir ilçelerimizden biridir. Anadolu Selçuklu
Devleti'nin merkezi Konya, yazlık merkezinin de Beyşehir gölünün batı
kıyısındaki Kubad-Abad olması, bölgemizin önemini artıran
sebeplerin başında gelir. 1243 yılında İlhanlı askerleri Çobanoğlu
Demirtaş komutasında Anadolu'da büyük tahribat yapmışlar, kargaşaya
yol açmışlardır. Bu ortamda en az zararla kurtulmak için Konya'da
oturan Hz. Mevlâna, öğrencilerinden, bölgenin elverişli yerlerinde
gizlenmelerini istemiştir. İşte, bu arada Hüyük'te kurucuları olarak
bilinen ve Hüyük'te türbeleri bulunan Şeyh İdris ve Şeyh Bahri'nin
bu çerçevede Moğol zulmünden kaçarak Hüyük'e yerleşmiş olmaları
kuvvetle muhtemeldir...
Anadolu Selçukluları'ndan
sonra, önce Eşrefoğulları'na, sonra da Hamitoğulları'na bağlanan Hüyük;
Karamanoğulları ve Osmanlılar arasında yirmi kez el değiştirmiştir.
Katip Çelebi'nin Cihannüma adlı eserinde de bahsettiği salnameden de
anlaşılacağı gibi, Hüyük, 1467 yılından sonra Beyşehir Sancağına
bağlı Kıreli Livası'nın köyleri arasında yer almaktadır.
Hüyük ilçesi
Akdeniz bölgesinin Göller Yöresinde bulunmaktadır. Konya'nın 85 km.
batısında bulunan Hüyük, kuzeyinde Doğanhisar ve Şarkikaraağaç, güneyinde
ise Beyşehir ilçeleriyle çevrelenmektedir. İlçenin kuzey ve doğusu
Sultan Dağları'nın uzantısı olan ve ortalama yüksekliği 1500-2000
m'lik dağlarla kaplıdır. Batı'da dalgalı arazi bulunurken, güney ve
güneybatısı Beyşehir Gölü'ne kadar düzlüklerden oluşmaktadır.
Başlıca Dağları;
Kafa Dağı (2113 m) Akdağ (1430 m) Yıldız Dağları (1583 m) ve Oluk
Dağı (1828 m)'dır. Akarsu açısından oldukça zengin olan Hüyük'te,
Yenici, Eflatun Pınarı, Ozan, Pınarbaşı ve İlmen dereleri sularını
Beyşehir'e boşaltmakta ve yaz aylarında tamamen kurumaktadır.
|