|
TAŞKENT
Yüzölçümü : 468
km2
Nüfusu : 47711
İlçe Merkezi : 12885
Köyler : 34826
Rakım : 1460 m.
|
 |
Taşkent,
Orta Toroslar Taşeli Platosunda, Göksu vadisi kanyonları üzerinde yer
alan küçük, ama şirin bir ilçemizdir. Tarihi kayıtlarda
"Komesettin İli" olarak anılan Ermenek civarının 1227-1228 yıllarında
Karamanoğulları'nın yerleşimine açılması ile yöredeki Türkmenler
daha rahat hareket eder duruma gelmişlerdir. Toros dağlarında kalan
Ermenilerin Kilikyada (Çukurova) toplamaya başlamaları ile doğan boşluk
Türkmen boylarından özellikle Avşar, Çetmi, Köseliler vb. boylarının
yöreye iskanı ile doldurulmaya başlamıştır.
Ekseriyeti Avşarlardan
oluşan Türkmenlerin Taşkent'e yerleşme tarihleri 1225-1250 yılları
arasında rastlamaktadır. Taşkent yakınında yer alan Avşar, Balcılar,
Bolay ve Çetmi kasabaları, göçebe olarak buraya gelen Türkmenler
tarafından kurulduğu, bunların daha sonra yerleşik hayata geçtikleri
bilinmektedir.
Taşkent ilçe
merkezinin yörenin en eski yerleşim yeri olduğu tarihi belgelerle de doğrulamaktadır.
Tarihte "Pirlerkondu" adıyla tanınan merkezi 1930 yılında
Vali İzzet Bey tarafından "Taşkent" adı ile anılan nahiye 4
Temmuz 1987 tarih ve 19507 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren 3392 sayılı Kanun gereğince ilçe olup, 11 Ağustos 1988
tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir.
Taşkent; Konya
ilinin 135 m. güneyinde Akdeniz sahiline yaklaşık 100 km. uzakta olup,
Akdeniz bölgesinde yer alır. Ancak bulunduğu yer Orta Torosların, Taşeli
mevkiinin oldukça yüksek bir bölge olması nedeniyle bozulmuş Akdeniz
iklimi ile karasal iklimin özelliklerini bir arada görmek mümkündür.
Taşkent'te kışlar soğuk ve karlı yazlar ılık ve kurak geçer. İlçemiz
4 kasaba, 5 köy ve ilçe merkezi ile birlikte toplam 10 yerleşim birimi
bulunmaktadır. Kasabalarımız Avşar, Balcılar, Bolay ve Çetmi olup, köylerimiz
ise; Büyükılıcapınar, Küçükılıcapınar, Kecimen, Kongul ve
Sazaktır.
TUZLUKÇU
Yüzölçümü : 589
km2
Nüfusu : 9365
İlçe Merkezi : 4430
Köyler : 4935
Rakım : 1000 m.
İbrahim Hakkı
Konyalı'nın "Konya İli" adlı kitabında Kanuni Devri'nde
Tuzlukçu'nun 15 hanelik bir oba olarak kurulduğu yazılmaktadır.
Tuzlukçu halkının
Doğanhisar Ketenli yaylasından gelerek yazla yakınlarında viran veya
ören Tuzlukçu adı verilen mevkiinde konakladıkları, daha sonraları
bilinmeyen nedenlerle buradan göç ederek bugünkü yukarıda mahallede
bulunan Hüyük ismi verilen tepenin çevresinde yerleştikleri anlaşılmaktadır.
Tuzlukçu'ya ikinci
bir kafile olarak da Sultandağı eteklerinde, yaşayan hayvancılıkla geçinen
Avşar Türkmenleri'nden bir boy gelmiş 1450 yılları civarında bu
kafile bugünkü aşağı mahallenin çevresinde yerleşmişlerdir.
İlçenin isminin
Tuzlukçu olması konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bir rivayete göre
çevre ilçe ve köylerden tuz getirmek için tuz gölüne gidin kervanların
konaklama yeri olduğu için bu yöreye Tuzlukçu adı verilmiştir. Bir
diğer rivayete göre arazinin kıraç ve ağaçsız olması, esen sert rüzgarlardan
da çok toz kalkmasının dolayı yöreye Tozlukçu denilmiştir. Zamanla
Tozlukçu ismi değişime uğrayarak Tuzlukçu şekline dönüşmüştür.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında
Akşehir ilçesine bağlı bir köy olan Tuzlukçu 1929 yılında aşağı
ve yukarı Tuzlukçu'nun birleşmesiyle nahiye olmuştur. 1949 yılında nüfusunun
2000'i aşması sonucu belediye teşkilatı kurulmuş, 9 Mayıs 1990
tarihinde de ilçe olmuştur. Halen 11 köyü bulunmaktadır.
Doğusu Ilgın, batısı
Akşehir Gölü ve Afyon'un Sultandağı ilçesi Güneyi Akşehir ve
Kuzeyi Yunak ile çevrilmiştir. Türkmen-Emir dağlarının güneydoğu
uzantılarına yaklaştıkça neojen tabakalardaki dalgalılığın arttığı
dikkati çeker. Konarı Köyü bu genç oluşumlarla eski kitlelerin temas
yeridir. Hursunlu'dan Konarı ve Kundullu'ya doğru gidildikçe hemen
tamamen genç kalkerler üzerinden geçilir. Kundullu ve Konarı'dan
Tuzlukçu'ya doğru gelindiği zaman kalkerlerin kuzeybatıda kaldığı görülür.
Fakat az sonra dik bir basamakla ovaya doğru inilir. Basamağın nisbi yüksekliği
60-70 m. kadardır. Tuzlukçu bir ovanın içerisindedir.
İlçede hiçbir
akarsu olmamakta birlikte bazı köylerde çok küçük dereler vardır.
Tuzlukçu ilçesinin güneybatısında bulunan Akşehir gölü Konya
ilinin üçüncü büyük gölüdür. Denizden yüksekliği 960'm.dir.
Suyu tatlıdır. Sultan Dağları'ndan inen kar ve yağmur sularından
meydana gelen dere sularıyla beslenir. Bunun yanında Eber Gölü'nün
fazla suları da Akşehir gölüne boşalır. İçinde az da olsa sazan ve
turna balığı bulunur. Göl Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu tarafından 1992 yılında 01/07/1992 tarih ve 1368 kararla
"Doğal Sit Alanı" ilan edilmiştir.
İlçenin bitki örtüsü
bozkır olup, genelde yeşilliğin az olduğu görülür. Muhacir köyleri
nisbeten daha yeşilliklidir. 1992 yılında Kaymakamlıkca "Ağaç
Seferberliği" başlatarak her eve 5'er her öğrenciye 2 fidan
kampanyası çerçevesinde toplam 33.000 fidanın dikimi gerçekleştirilmiştir.
YALIHÖYÜK
Yüzölçümü : 81
km2
Nüfusu : 2843 İlçe
Merkezi : 2632
Köyler : 211
Rakım : 1002 m.
Yalıhüyük, Bozkır
ilçesinin bir kasabası iken 1990 yılında ilçe hüviyeti kazanmıştır.
Tarihi, çevre ilçeler ve Konya Tarihi ile ortak özelliklere sahiptir.
Yaklaşık 200 yıl öncesi toprak kayması görülmesi üzerine Suğla Gölü
yakınına taşındığı bilinmektedir. Yeni yerleşim yerinin seçilmesinde
Suğla Gölü alanının daralması ve gölden daha fazla yararlanma
arzusunun dikkate alındığı ifade edilmektedir.
İlçe merkezindeki
Hüyük ve çevresi "Sit Alanı" ilan edildiğinden imara kapatılmıştır.
Hüyük'te bugüne kadar hiçbir arkeolojik araştırma ve kazı yapılmadığından
ilçe tarihine kaynak olacak bilgilere ulaşılamamıştır.
Kuzeyde Seydişehir,
güneyde Ahırlı, batıda Akseki ve doğuda Bozkır ilçeleriyle çevrelenmiş
olan Yalıhüyük engebesiz bir alanda kurulmuştur. Suğla Gölü'nün
hemen yanında yer alan Yalıhüyük'te hayat göl sularının çekilmesiyle
ortaya çıkan verimli arazilerde yapılan tarım faaliyetleriyle devam
etmektedir. Yalıhüyük'ün güneybatısında bulunan Toros Dağları'ndaki
gölcük yaylası, her yıl yaylacılık merkezi olarak kullanılmaktadır.
İlçe merkezinde Belediye teşkilatı 1972 yılında kurulmuştur. Arasöğüt
ve Saray köyleri ile Mutlu yaylası Yalıhüyük'e bağlı yerleşim
yerleridir.
İlçenin temel geçim
kaynağı tarımdır. Suğla Gölü sularının çekilmesiyle ortaya çıkan
verimli tarım arazisi ve diğer tarım arazilerinde buğday (3500 ton/yıl)
arpa (1500 ton), nohut (700 ton) yanı sıra yılda ortalama 11.000 ton da
elma yetiştirilmektedir. 1998 yılında 579 dekar alanda şeker pancarı
tarımı yapılmıştır. Bu arada haşhaş ekim izni çıkmış, ancak
1998 yılı itibariyle haşhaş ekimi yapılmamıştır.
Yalıhüyük'te Gölcük
ve Mutlu yaylaları hayvancılık yapılan merkezlerdir. 1000 büyükbaş
ve 2500-3000 küçükbaş hayvan bulunan ilçemizde Özel sektöre bağlı
bir kuruluş tarafından hububat paketleme fabrikası kurulması için çalışmalar
devam etmektedir. Başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde
pek çok Yalıhüyüklü işçi olarak çalışmaktadır. Toros Dağları'ndaki
Gölcük Yaylası ormanlık alanı, pınarları ve serin, temiz havasıyla
en önemli piknik ve mesire alanı olarak kullanılmaktadır. İlçemizde
elektrik, su, kanalizasyon, yol, telefon gibi alt yapı hizmetleri
tamamlanmış olup, DSİ tarafından Beyşehir gölü sularını tarım
alanlarına ulaştıran kanalların yapım çalışmaları tamamlanmıştır.
İlçemizde
"Bozkır Ekibi" adıyla folklor ekibi bulunmaktadır. Bozkır
ekibinin oynadığı başlıca oyunlar: Mevlana, Aslan Mustafa, Kabak, Genç
Osman, Keklik, Cezayir, Bahriyeli vb.dir.
1992 yılında Yalıhüyük
Belediye spor kurulmuş Konya 2. Amatör Futbol Ligi'nde mücadele
etmektedir.
YUNAK
Yüzölçümü :
3001 km2
Nüfusu : 38.773
İlçe Merkezi : 12.397
Köyler : 26.376
Rakım : 1150 m.
Yunak pek çok
medeniyetin uğrak yeri olmuş ilçelerimizdendir. Lidya devletinin Kral
Yolu (Altın Yolu) Yunak İlçemizden geçmektedir. Sivrihisar'a bağlı
Ballıhisar'daki yol kalıntıları kral yolu konusunda bilgi vermektedir.
Yunak ve çevresinin ormanlarda kapalı olduğu ve yaygın olarak bağcılık
yapıldığı, günümüzde ele geçirilen buluntulardan anlaşılmaktadır.
Yunak adının kaynağı
ile ilgili çeşitli görüşler vardır. Bunlardan birisi Karataş
deresinde çamaşır ve hayvanlarını yıkayanların isteklerini anlattıkları
"Yunak (Yıkanalım)" kelimesidir. İkinci görüşe göre
Turgutlular koyun ve kuzularını Karataş deresinde yıkamışlar ve
temizlenen hayvanlara bakarak "Yünü Ak" demişlerdir. Bu değiş
zamanla "Yunak" biçimine dönüşmüştür.
1912 yılına kadar
Çeltik kasabasına bağlı olan Yunak sonradan Hatırlıya bağlanmıştır.
İlçe merkezinin Cihanbeyli'ye alınması üzerine Akşehir'e bağlanan
Yunak, bucak statüsü kazanmış, 1953 ise ilçe konumuna ulaşmıştır.
İlçemiz Konya'nın
kuzeybatısında yer alır doğusunda Cihanbeyli, batısında Emirdağ ve
Sultandağı, güneyinde Ilgın, Kadınhanı, Sarayönü güneybatıda
Tuzlukçu, kuzeyde Polatlı, Haymana ve Çeltik ile sınırı vardır.
İlçe Merkezinde Mağara
ve sığınaklar ile sur kalıntıları, Turgut Kasabası Miskamit şehir
Harebeleri, Harunlar köyündeki kale yıkıntıları, Hursunlu köyü Taşkınlar
yaylasındaki kale ve içindeki şehir harabeleri, Piribeyli Kasabasının
Samıt ve Kapaklı mevkiindeki Pissiya şehri kalıntısı, aynı yerin
Malçıskan mevkiindeki yığma hüyük ve Lahid kalıntıları, yine
Karagöz Ağılı Mevkiindeki kilise ve şehir harabeleri buranın tarihi
ve turistik yerleri olarak tanınmaktadır.
|