Konya İlçeleri Detayları

SARAYÖNÜ

Yüzölçümü : 1088 km2
Nüfusu : 35.641
İlçe Merkezi : 11.311
Köyler : 24.330
Rakım : 1055 m.

Sarayönü yerleşim alanında bulunan 4000 yıl kadar önce Hititler'in yaşadıkları bilinmektedir. Daha sonraları Frigyalıların ve Bizanslıların eline geçti. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında tamamen "Türk Yurdu" oldu. Kuruluş hakkındaki tarihi bilgilere göre Sarayönü'nün güney batısında bulunan Saiteli ile güneyindeki Ladik Dağlarının eteğinde kurulmuş olan Bozok (Öziçi) ili adı ile bilinen iki kasaba halkının; oturdukları yerler Haçlı ordusunun geçiş yolu üzerinde olmasında bu ordunun yağmasında kurtulmak istediler. Bu sebeple inlerin bulunduğu, bugünkü Yukarı Mahalle denilen yere göç ettiler. İşte bu yüzden kasabalarından göç edip inlere yerleşenler Sarayönü'nün kuruluşunda öncü olmuşlardır.

Tolabası adı ile anılan bu inlerin o zamanlar hem sığınak hem de mesken olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. İlçenin ismi bu inlere bağlanır. Büyüklüğü, konforu ve kullanılışlı olması bakımından saraya benzetilen bu inlerden dolayı buraya SARAYİNİ denmiştir. Bu isim zamanla "Sarayönü" biçiminde kullanılır olmuştur.

Kuzeyinde Cihanbeyli, batı'dan Kadınhanı, doğudan Konya İli, güneyden Ladik Dağları ile sınırlıdır. Bölgemizde yüzey şekilleri bakımından bir sadelik göze çarpar. İlçemiz toprakları Cihanbeyli platosunun güney uzantısındaki düzlükler üzerinde bulunmaktadır. İlçemiz güneyden Batı Torosların bir uzantısı olan Sultan Dağları ve Ladik Dağları ile çevrilmiştir.

Ladik tipi halıcılık başta Ladik Kasabası olmak üzere Sarayönü merkez ve diğer köylerde el tezgahları vasıtasıyla halkın önemli gelir kaynağını oluşturmaktadır.

SELÇUKLU

Yüzölçümü : 2056 km2
Nüfusu : 281256
İlçe Merkezi : 261462
Köyler : 19.794
Rakım : 1016 m.

Selçuklu'nun tarihi geçmişi, kültür, sanat, eğitim, bilim ve askeri hayatı Konya'dan ayrı düşünülemez.

Tarihi Konya ile 20. Yüzyıl Konya'sının sentezi olan Selçuklu; Anadolu Selçukluları'na başkentlik yapmış, bağrında Sultanlar yetiştirmiş, hakimiyetini 6 asır sürdürecek Osmanlı Devleti'ne kılavuzluk ve beşiklik yapmış şerefli bir maziye ve tarihe sahiptir.

Bir dizi devlete ve XI. Yüzyıldan XIV. Yüzyıla kadar hakim olan "Selçuk" kelimesinin aslı ile ilgili iki görüş ileri sürülmektedir. Bu konuda uzman tarihçilerimizden rahmetli Osman Turan'a göre kelimenin aslı "Selçuk" değil "Salçuk" tur. Eski Türkler, "Sal" ekli "Saltik, Salpur, Salur..." gibi kelimeleri kullanmaktadırlar. Burada "Selçuk" isminin aslının "Selçuk" olduğunu belirtir. Selçuk "Küçük sel" anlamındadır.

"Selçuk" da "Selcük" de türkçe ses uyumuna uygun kelimelerdir. Kelime yapısı bir yana Selçuk, Oğuzlar Devleti (Yabgulugu) içinden kopup, gelerek İslam gazisi olan bir Kınık Beyi'nin adıdır. Yüzyedi yaşında ölen Selçuk Bey'in adı, torunları devrinde istiklalini ilan eden devletin ismi olmuştur. O devlete, Büyük Selçuklular veya Selçuklu Cihan Devleti'dir. Adı üstünde Türkistan'dan Anadolu'ya kadar eski dünya kıtalarını elinde tutan bu devlet, yeni filizler vermeden göçmez. Verdiği ilk filizlerden birisi Anadolu Selçuklu Devleti'dir. Alp Arslan Gazi yani Büyük Selçuklularla asıl Anadolu kapıları; Anadolu Selçukluları ile vatandaşlaştırılıp elde tutulmuştur.

Konya bir göl tabanı olan ovanın tabanında kurulmuştur. Hemen batısında Takkeli ve Loras Dağları yükselmektedir. En önemli akarsuyu, Meram Deresi'nden gelip yazın Konya bağ ve bahçelerini sulayan, kışın doğudaki Aslım bataklığına dökülen Meram Çayı'dır.

Konya kurak bir iklime sahip olup yazın çok sıcak geçerdi. Bu sebeple geceleri damlarda yatılırdı. Kışın kar, ilkbaharda bol yağmur yağar. Yağış ortalaması çevre illere göre daha düşüktür. Bununla birlikte kurak geçmeyen yıllarda, ziraat için yeterli olmaktadır.

SEYDİŞEHİR

Yüzölçümü : 2207 km2
Nüfusu : 87.321
İlçe Merkezi : 52.898
Köyler : 34.423
Rakım : 1150 m.

1970 yılında yapılan kazılarda ilçemiz Bostandere kasabası yakınlarında Roma devri anfi tiyatrosu kalıntıları ortaya çıkmıştır. Seydişehir'in Horasanlı Seyit Harun Veli Hazretlerinin gelip konaklaması ile takriben 1310 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Beyşehir'de konuşlanmış olan Eşrefoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devletinin bir parçası olarak, Seydişehir bölgesini de kapsayacak şekilde 1327 Moğol istilasına kadar hayatiyetini sürdürmüştür.

İlçenin kuruluşu ile ilgili Osmanlı salnamelerinden alınan bilgiler doğrultusunda, Seyit Harun Veli Horasan'dan Konya'ya intikal etmiş, Konya'dan da önce ilçeye bağlı bugünkü Ortakaraören (Karaviran) kasabamıza gelmiş ve tarihi izler bırakarak, Seydişehir ilçesinin bulunduğu mevkiye intikal etmiştir. Bu esnada Seydişehir'de hiçbir yerleşim birimi yok iken, Seyit Harun Veli, önce kurmayı tasarladığı şehrin Kal'a (Kale Duvarı) kapılarının inşaasına başlamak üzere, iskan bölgesinin etrafını yüksek duvarlarla çevirmiş ve bilahire Seyit Harun Camii'nin inşaasına başlayarak 1310 yılında camii ibadete açılmıştır. Bu camii, külliye şeklinde hamamı ve diğer müştemilatı ile imar edilmiştir. Bu külliyede Seyit Harun Türbesi (1320) Halife Sultan Türbesi (Seyit Harun Veli'nin kızı) (1367) Rüstem Bey ve Sultan Hatun Türbesi (Turgutoğulları Soyundan Rüstem Bey, kızı ve oğulları) bulunmaktadır.

Seydişehir İç Anadolu Bölgesinde Konya'ya 85 km. uzaklıktadır. Seydişehir doğuda Konya ve Çumra, Güneyde Bozkır ve Akseki, kuzeyde Beyşehir ile çevrilidir. Seydişehir'in batı kesiminden başlayıp güneye doğru uzanan Küpe Dağı, güneyde zengin boksit yataklarının bulunduğu Giden Gelmez Dağı adı ile devam eder. Kuzeybatıdan Güneydoğuya Suğla gölüne kadar olan arazi ovalıktır. İlçenin iklimi, kara ikliminden Akdeniz iklimine geçiş özellikleri taşır. Seydişehir 4. derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Seydişehir ilçesi Küpe Dağı'nın eteğinde kurulmuştur. Kentin batı ve güneybatısında çevreleyen Küpe Dağı'nın yüksekliği 2551 m. ye ulaşır. Güneydeki dağlar ise toroslara aittir. Küpe Dağı eteklerinde çok sayıda pınar ve kaynak çıkmaktadır. Kentin çevresini oluşturan bu yüksek dağlar, Seydişehir de değişik bir estetik siluet oluşturmaktadır. Ayrıca kentin içinde eğlendirici, boş vakit geçirici amacıyla kullanılan Pınarbaşı, Kuğulu ve Beldibi Göletleri, suyunu Küpe dağındaki kaynaklardan alan doğal güzelliklerdendir.

Eskiden Beyşehir üzerinden Konya'ya gitmek mümkün iken, yeni açılan Konya-Antalya karayolu ile Türkiye'nin her yerine bağlantı sağlanmıştır. Şu anda ilçe Konya'ya 85 km., Antalya'ya 208 km., Manavgat'a 135 km. mesafededir. İlçenin tüm kasaba ve köy yolları asfalt kaplamadır.

İlçemizin yüzölçümünün %62.7 oranındaki bölümü orman ve makilik vasfında bitki örtüsü ile kaplıdır. 1500 dekar sahada ağaçlandırma çalışmaları 1998 yılı için programlanmıştır. 1997 yılı içerisinde 245 m3 tomruk ve 760 ster odun üretimi söz konusudur. İlçemizde Beyşehir Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Orman İşletme Şefliği ve Orman Fidanlık Müdürlüğü bulunmaktadır.

Seydişehir'in mutfak kültürüne yönelik zenginlikleri, günümüze kadar yaşayarak gelmiştir. Seydişehir'de kışlık erzak hazırlığı Ağustos ayı ortasında başlar. Kışlık erzak olarak bulgur, düğü, un tarhanası, kuskus, erişte, tatar, reçel, pekmez, sebze ve meyve kurutma işlemleri, domates salçası, turşu ve peynir kurma ve daha nicelerinin hazırlanması, imece usulü ve şölen havasında gerçekleştirilir.

İlçede otantik devrin tarz, stil, nakış, figür ve mimarisini yansıtan evlere rastlamak hala mümkündür. Bu evler 3 ya da 4 cepheli olup, 2 cephesinde salonu cadde ya de sokağa bakan çıkışında yörede "kafes" denilen ahşap çıkıntısı olur. Daha sonraki yıllarda modern mimariye geçilmiş olup, ilçemizde çok katlı toplu yerleşimler ve modern mimarinin örnekleri sergileyen siteleri görmek mümkündür.

İlçenin en önemli mahalli günü 5 Ağustos'u içine alan haftada düzenlenen "Seyit Harun Veli Anma ve Ekonomik Kalkınma Bayramı" törenleridir.

TURİSTİK YERLER:

Tınaztepe Mağarası, doğal su kaynakları ilçenin çok eski bir yerleşim merkezi olması nedeniyle görülmeye değer özelliklerdir. Kazı çalışmaları, bugüne kadar başlamamış olmasına karşın, antik yerleşim kalıntıları bakirliği ile ilginçliğini korumaktadır. Toros dağlarının doğal güzellikleri, yaylalar, avlaklar, iç ve dış turizmin ilgi odağı olabilecek yapıdadır. Seydişehir'de termal özellik taşıyan tek yer, hemen şehir içerisindeki Ilıca'dır. Pınarbaşı ve Kuğulu'da doğal su kaynakları olarak önemlidir. Ilıca tepesindeki kaplıcaların tarihinin M.Ö.'ye dayandığı sanılmaktadır. Deri, kemik, açık yaralar kadın hastalıklarına şifa bulduğu tahmin edilen kaplıcalar biri açık üçü kapalı havuz olmak üzere hizmet vermektedir. Tınaztepe Mağarası Konya-Seydişehir ve Antalya yolu üzerinde (Turizm Yolu) doğal harikadır. Seyit Harun Camii ve Türbesi, Muhammed Kuddusi Türbesi, Hacı Abdullah Efendi Türbesi, Seydişehir Kalesi, Halife Sultan Türbesi, Rüstem Bey ve Sultan Hatun Türbesi, Roma Şehri, Arastepe Roma Şehri, Eziktepe, Hitit Şehri, Kilise duvarları (Ketenli Kasabası), Açalar Höyüğü, Karabulak Höyüğü, Ilıca Termal Tesisleri, Vasata Antik Tiyatro, Tınaztepe-Güvercinlik-Fevzine Mağaraları, Yeraltı Gölleri, Vervelit Şehri Kalıntıları, Arnava Şehri Kalıntıları Tarihi çeşmeler, Ilıca, Pınarbaşı, Kuğulu, Mamanda, Gözpınar, Çaybaşı, Beldibi, İçerikışla Seydişehir'in en önemli tarihi ve turistik yerleri olarak dikkati çekmektedir.

İlçenin güneyinde uzanan Toros Dağları silsilesinde yaban domuzu, yaban keçisi, tavşan ve keklik gibi av hayvanları barınmaktadır. "Yaban Hayvanları ve Yaban Hayatını Koruma Sahaları" olarak belirlenen Bulamaç Kazanı Elmasut Yaylası, Keçili Köyü, Mortaş, Susuzşahap Yaylası, Gölyeri Mevkii, Karakışla Yaylası, Alacabel, Çatal oluk Çeşmesi, Elmalı Yaylası, Giden gelmez Dağı v.b. yörelerde kontrollü olarak av turizmi yapılmaktadır.